Google'ın Android entegrasyonuna odaklanan yeni dizüstü bilgisayar ailesi Googlebooks, 4 Ekim'de raflardaki yerini aldı. İlk incelemeler, güçlü telefon senkronizasyonuna ve yenilikçi özelliklere dikkat çekerken, yazılım tarafında henüz giderilmesi gereken pek çok pürüz bulunduğunu ortaya koyuyor.
Google'ın uzun süredir merakla beklenen ve Android işletim sistemini temel alan yeni dizüstü bilgisayar serisi Googlebooks, 4 Ekim Pazar günü itibarıyla satışa sunuldu. Dell, Acer, Asus, Lenovo ve HP gibi üreticilerin imzasını taşıyan ilk beş farklı model, teknoloji basınının inceleme masasına yatırıldı. İlk değerlendirmeler, cihazların Chromebook benzeri tanıdık bir çizgide ilerlediğini, ancak akıllı telefonlarla kurulan etkileşim açısından sektöre taze bir soluk getirdiğini gösteriyor.
Android Entegrasyonu ve Öne Çıkan Özellikler
Googlebooks serisinin merkezinde, Android akıllı telefonlarla kurulan derin ve işlevsel entegrasyon yer alıyor. Cihazların kutudan çıkış deneyimi, kullanıcıların telefonlarını QR kod taratarak eşleştirmesine, Google hesaplarına giriş yapmasına ve telefondaki uygulamaları hızlıca aktarmasına olanak tanıyor.
İncelemelere göre telefon dosyalarına doğrudan Files uygulaması üzerinden erişilebiliyor olması ve bildirimlerin bilgisayar ekranından yönetilebilmesi oldukça akıcı çalışıyor. Bunun yanı sıra, telefonda kullanılan bir uygulamayı tek tıkla dizüstü bilgisayarın görev çubuğuna sabitleyen Continue On özelliği, özellikle Google Docs ve Sheets gibi döküman yönetim araçlarında verimliliği artırıyor.
Donanım tarafında ise dikkat çeken detaylardan biri kapağın dış yüzeyinde yer alan Glowbar aydınlatma şeridi. Bu ışık çubuğu, normal kullanımda beyaz yanarken Gemini sesli asistanıyla iletişim kurulduğunda renk değiştiriyor, cihaz kapatıldığında ise gökkuşağı efekti vererek uyku moduna geçişi simgeliyor. Ayrıca şarj esnasında yaklaşık batarya seviyesini yeşil, sarı veya kırmızı renk darbeleriyle yansıtıyor.
Yazılım Kusurları ve Karşılaşılan Pürüzler
Yenilikçi özelliklere rağmen, Googlebooks deneyimi henüz tam anlamıyla olgunlaşmış değil. Uygulama akışlarında ve masaüstü uyumluluğunda bazı pürüzler göze çarpıyor. Google, Play Store üzerindeki uygulamaları Made for desktop, Optimized for desktop, Compatible for desktop, Better on the website ve Built for mobile olmak üzere beş farklı kategoriye ayırıyor. Ancak testlerde bu derecelendirmelerin pratikte esnek kaldığı gözlemlendi. Örneğin, optimize edilmiş bazı uygulamaların sağ tık menülerine tam yanıt vermediği veya klavye kısayollarını desteklemediği rapor ediliyor.
Bununla birlikte, kullanıcı arayüzünde bazı mantıksal hatalar da bulunuyor. Masaüstünde açılan uygulama klasörleri ve sağ tık menülerinin açık pencerelerin üzerine katman olarak yerleşmemesi, menülerin pencerelerin arkasında kısmen gizli kalmasına yol açıyor. Donanım tarafında ise en çok göze batan sorunlardan biri klavye tuş atamalarında yaşanıyor. Dahili klavyelerde Caps Lock tuşunu Ctrl olarak yeniden haritalandırma ayarlarının yerleşik fiziksel klavyede çalışmadığı, bu sorunun yalnızca harici klavyelerde çözülebildiği tespit edildi.
Klavyelerde Eski Android Alışkanlıkları
Googlebooks klavyeleri, daha önceki bazı Chromebook modellerinde görülen Quick Insert ve Google logo tuşlarını barındırmanın yanı sıra, 2014 yılındaki Android telefonlardan aşina olunan fiziksel navigasyon tuşlarını da F1, F2 gibi fonksiyon tuşlarının yerine geri getiriyor.
Teknoloji gözlemcileri, Googlebooks'un sunduğu vizyonun oldukça heyecan verici olduğunu, ancak işletim sisteminin henüz yarım pişmiş bir durumda bulunduğunu belirtiyor. Cihazların tam potansiyeline ulaşabilmesi için hem Google'ın yazılım tarafında yapacağı optimizasyonlara hem de geliştiricilerin masaüstü deneyimine göstereceği ilgiye ihtiyaç duyulacağı vurgulanıyor.



