Microsoft’un 5 Ekim 2021 tarihinde piyasaya sürdüğü Windows 11, beşinci yılını geride bırakırken kullanıcıların yüzünü güldürmeyi hedefleyen öngörülebilir ve düşük kesintili 26H2 güncellemesiyle karşımızda. Geçmişteki donanım ve yapay zeka tartışmalarının ardından Microsoft, işletim sistemini temel üretkenlik ve oyun odaklı optimizasyonlara yöneltiyor.
Microsoft’un masaüstü işletim sistemi pazarındaki amiral gemisi Windows 11, 5 Ekim 2021 tarihindeki ilk çıkışının üzerinden tam beş yıl geçmesine rağmen teknoloji dünyasının en çok konuşulan ve tartışılan yazılımlarından biri olmayı sürdürüyor. Tom's Hardware editörlerinden Mark Tyson'ın derlediği değerlendirmelere göre, işletim sistemi beş yıllık serüveni boyunca kullanıcılarına hem yenilikler hem de önemli zorluklar yaşattı.
Tartışmalarla Geçen Beş Yıl: Donanım ve Hesap Zorunlulukları
Windows 11, piyasaya sürüldüğü günden bu yana teknoloji çevrelerinde tartışmaların odağındaydı. İlk etapta geniş bir donanım yelpazesini sistem gereksinimleri dışına itmesi, kullanıcıların ve toplulukların sistem dosyalarıyla oynayarak bu engelleri aşmaya çalışmasına neden olmuştu. Bunun yanı sıra, Microsoft’un kullanıcıları yerel hesaplar yerine çevrim içi bir Microsoft hesabı açmaya zorlaması ve bu alandaki kaçış noktalarını kapatması uzun süre eleştirildi. Şirket bu zorunluluğu OneDrive yedeklemeleri, cihazlar arası senkronizasyon ve gelişmiş güvenlik özellikleri ile savunsa da, bu hamle aynı zamanda dijital ürün ve hizmet satışı için ticari bir araç olarak görülmeye devam ediyor.
Geçtiğimiz yıllarda yapay zeka furyasıyla birlikte Copilot+ PC dönemini başlatan Microsoft, Windows Recall gibi tartışmalı özelliklerle bazı güvenlik ve gizlilik endişelerini de beraberinde getirmişti. Ancak bu yapay zeka merkezli iddialı hamlelerin ardından, Copilot+ PC markalamasının bir süredir sessizce arka plana itilmesi ve şirketin çapraz platform ajan modellerine yönelmesi, stratejideki değişimin açık bir göstergesi oldu.
Tüm bu pürüzlere rağmen Windows, masaüstü ve dizüstü bilgisayar pazarındaki ezici üstünlüğünü koruyor. Güncel verilere göre Windows, tüm masaüstü ve dizüstü bilgisayar pazarında yaklaşık yüzde 76'lık bir paya sahip. Windows sürümleri arasında ise Windows 11 yüzde 72'ye yakın bir oranla liderliği elinde tutarken, Windows 10’un kullanım oranı hızla düşerek yüzde 28’in altına gerilemiş durumda.
26H2 Güncellemesi ile Gelen Optimizasyonlar
Bu yıl Microsoft, Windows 11’in kullanıcılar için nihai bir hedef değil; üretkenlik ve oyun eğlencesi için sağlam bir temel olması gerektiğini kamuoyuna açıkça kabul etti. İlkbahar aylarında yapılan açıklamaların ardından, işletim sistemini günlük kullanım için temizleme ve optimize etme sözü tutulmaya başlandı.
Tüketiciler için dağıtımı hız kazanan Windows 11 26H2 sürümü, devrim niteliğinde radikal değişiklikler vadetmek yerine öngörülebilir ve düşük kesintili bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Yerli teknoloji kaynaklarının aktardığı test detaylarına göre, 26H2 güncellemesi Microsoft'un resmi olarak öne çıkarmadığı bazı gizli optimizasyonları da beraberinde getiriyor. Güncellemeyle birlikte boşta bellek tüketiminde 3 GB'a varan düşüşler gözlemlenirken, düşük gecikme profili gibi özellikler sistem genelindeki performans artışını destekliyor.
Yıllardır sistemdeki çeşitli hatalarla boğuşan kullanıcılar için kararlı bir yapının hedeflenmesi olumlu karşılanıyor. Temel yerleşik uygulamaların hızlandırılması, bellek ve kaynak kullanımının düşürülmesi gibi temel işletim sistemi optimizasyonları, Windows 11’in beşinci yılında daha istikrarlı bir döneme girdiğinin sinyallerini veriyor.



